26 Mayıs 2009 Salı

Wordle: crystal clean

11 Şubat 2009 Çarşamba

soru işareti(?)

son günlerde acaip bişeyler hissettiğimi inkar etmekle geçiyo nerdeyse bütün zaman.gerçekmi yoksa fantaziden ibaretmi bilemiyorum.gerçek olmasını diliyorum uzun zamandır kendisini göstermeyen hislerin ama biyandanda istemiyorum bana yine hüsran bana yine hasret var havasına bürünmiyim diye.peki ya kelebeğin kanat çırpışlarına ne demeli onlarda mı fantazi?

edit:evet fantazi.aslında belki değilde öyle olmalı henüz.bugün anladım evet anlamak güzel bişey

10 Şubat 2009 Salı

bikaç bişey

1-hayatta en yakınımı 15 sene önce kazandım.dünyalar güzeli bıcırık kikirik ne kadar büyüsede hala çocuk olan bi kardeş.sırtımda başharfini taşıyorum evet..
2-kaybetmetmekten en çok korktuğum insan 67 yaşında bu yıl."ö"nün ikinci ortağı.
3-hayatım boyunca hep oyuncu olmak istedim.hala umudumu yitirmedim biyerlerde keşfedilme umudum var.nerde 25inden sonra hayatı değişen birileri görsem hayal kurmaya başlarım.
4-biyerlere çekip gitmek,uzaklar küçüklükten beri hayalim.nerde ne zaman başladı bilmiyorum ama amerikayı keşfimin sebebi budur.şu sıralar nereye olursa olsun gitmenin ucuz yollarını aramaktayım.duyurulur..
5-eskiden çok kitap okurdum.son zamanlarda hiç yapmıyorum.üzülüyorum.
6-ama film izliyorum eskiden izlemediğim kadar çok.
7-derslerim daha iyi ama işsizim hırsımı yitiriyorum.
8-bigün hala aşkı biyerlerde bulcağıma inanıyorum.
9-bi kızım bi oğlum olsun kızımın adı derin olsun istiyorum.oğlanın adını babası koyabilir özel bi isteğim yok.
10-babamı severim hatta dışavurduğumdan daha çok severim.
11-yemekteyiz,var mısın yok musun,popstar izlemişliğim vardır,utanmam.
12-internete bağımlıyım..sanırım.
13-annemi çok eleştiririm,yaptığı çoğu şeyi yapmak istemem ama onu çok severim
14-yemek yapmak keyifliymiş,yeni keşfettim.
15-kıllık derecesinde titiz olabiliyorum zaman zaman ama temizlik güzeldir.
16-bulmaca çözme konusunda kafayı yedim.saatlerce boşluk bırakmadan çözerim çocukluğumdan beri.
17-çok konuşurum bazen kendi konuşmamdan kendim yorulurum.
18-kahvenin hertürlüsüne bayılırım.artık starbucksa para vermiyorum kendim yapıyorum süper bi duygu.
19-bi kere soğuduğum bi insanla yeniden sıcak bi ilişki kurmam çok zor.kinciyimdir.
20-hala dum spiro spero benim için anlam ifade ediyo.umarım anlamını hiç yitirmez.
21-burağı hala çok özlüyorum.gerçeklik diye bi duygu yok onunla ilgili hayatımda.

stratejik saçmalama


bir company m vardı battı
value chain i götüme kaçtı
mission ı yanlış belirlemişiz
threats ler gözden kaçtı

strenghth lerimin weight i öyle azdı ki
weakness larım sapıttı
hal böyle olunca a dostlar
competitor larım azıttı

porter amca gel kurtar şirketi
five force un dağıttı bizi
new entrant olduk giremiyoz markete
barrier to entry yi dşürüver bari

management kolay iş diye söylediler
verdiler kitabı git oku dediler
bide üstüne on tane slayt verdiler
ey aykut sen affeyle bizi

ettik küfürleri eyledik ayıp
hakkettin sen bunları olma ortadan kayıp
şimdi sana bütün strategic type ları sayıp
olacağım bende ortadan kayıp

17 Haziran 2007 Pazar

japonlar yapıyo ve hatta saçmalıyo.burdan buyrun

capon video su çok komedi izleyelim gülelim
http://www.i-am-bored.com/bored_link.cfm?link_id=23786

sanatsal bir blog burası

şimdi efendim şu solda gördüğünüz resim kadınlr ve cinsel istismar konusunu işlemektedir.şöyleki erkeklerin ilgisinin sadece meme ve poposuna olduğunu anlayan dişi kişilik "olmaz olsun böyle ilgi ! sadece memelerime ve popoma ilgi duyuyolarsa memelerimi ve popomu istemiyorum !..ben mor dağların altında koyunun sıcaklığına sarılıp huzur bulurum ! " diyerekten memesini ve poposunu çayır çimen dağ bayır salıverir.bundan hiç bir şikayeti olmayan cinsel penis memelerin ve poponun peşine düşer.ancak memeler köprüden geçer popoysa nehir kenarından yawaş yawaş uzaklaşır.tam bir yol ayrımında kalan cinsel penis bir seçim yapmak zorundadır artık.cinsel penis sahibinin zewklerine göre ya köprüyü geçip memelerin arasında bir hayat sürer gider veyahut poponun yumuşaklığına kaptırır kendini..netekim bu hikaye aynı o mavi kayığın hehir boyunca akıp gitmesi gibi uzayabilcek bi hikayedir.artık gerisi siz sanatseverlere kalmıştır efendm.bugünlük bu kadar saygılar sevgiler.esen kalın....

işte buda bu sanat eseriyle ilgili önemli mecralara verdiğim röportaj...

http://www.bilunbaris.net/sanat.html

26 Mart 2007 Pazartesi

beyoğlu huzuru

Beyoğlunun o kalabalık yalnızlığında kulağınımda bana hitap eden,o anki hislerimi bağırarak kulağıma fısıldayan,bir müzik eşliğinde Fransız Kültür’den Tünel’e uzanan bir yolculuk bir seferilik..Sadece ben varım burada,burası benim dünyam havasında bir boşvermişlik..Ve kafamı kaldırıp belki gri bir gökyüzünde köşeden sızmaya çalışan bir güneşi görmeye çalışırken içime derince çekilen bir nefes istanbul..aşk...
Ya aşık olcaksın bu şehre ya nefret edeceksin.Ortası yok!Yapamazsın ortasında,bocalarsın.. Yaşadınmı uç duygularında yaşayacaksın..uçta sevgi..uçta nefret..ortalarda belirsizlik..
şimdi elimde kahve sıcak yüzme vuruyo sıcağı puslu havanın nemiyle karışıyo.kulağımda insan seslerinin yarattığı müzik,içimde anlamsız huzur,yüzümde ben dahil kimsenin anlayamıcağı bi gülümse.beyoğulu böyle bişey işte.istanbul böyle bişey.